Ahlak Eğitimi

Gündüz ve Gecenin Yaratılışı

Posted by: H. CLS on: Ocak 18, 2009

creation_of_day_and_night_by_one8edegree

Çocuk ve Peygamber

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

cocukvepeygamber

Kitabın Adı: Çocuk ve Peygamber

Yazarı: Mehmet Emin Ay

Yayınevi: Timaş

Kitabı internet üzerinden satın almak için aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=207&sa=39513852

Çocuk ve Oruç

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

oruc

Kitabın Adı: Çocuk ve Oruç

Yazarı: Melek Çe

Yayınevi: Timaş

Kitabı internet üzerinden satın almak için aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=438759

Kurban Öyküsü / Hz. İbrahim (as)

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

kurban

Kitabın Adı: Kurban Öyküsü / Hz. İbrahim (as)

Yazarı: Mehmet Nalbant

Yayınevi: Mavi Uçurtma

Kitabı satın almak için size en yakın Semerkand Kitap Temsilcisine başvurun ya da aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.semerkandpazarlama.com/index.php?do=catalog/product&pid=1094

Kuyu Öyküsü / Hz. Yusuf (as)

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

kuyu

Kitabın Adı: Kuyu Öyküsü / Hz. Yusuf (as)

Yazarı: Mehmet Nalbant

Yayınevi: Mavi Uçurtma

Kitabı satın almak için size en yakın Semerkand Kitap Temsilcisine başvurun ya da aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.semerkandpazarlama.com/index.php?do=catalog/product&pid=1095

Devenin Öyküsü / Hz. Salih

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

deve1

Kitabın Adı: Devenin Öyküsü / Hz. Salih (as)

Yazarı: Mehmet Nalbant

Yayınevi: Mavi Uçurtma

Kitabı satın almak için size en yakın Semerkand Kitap Temsilcisine başvurun ya da aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.semerkandpazarlama.com/index.php?do=catalog/product&pid=1096

Asa Öyküsü / Hz. Musa (as)

Posted by: H. CLS on: Ocak 5, 2009

asa

Kitabın Adı: Asa Öyküsü / Hz. Musa (as)

Yazarı: Mehmet Nalbant

Yayınevi: Mavi Uçurtma

Kitabı satın almak için size en yakın Semerkand Kitap Temsilcisine başvurun ya da aşağıdaki linke tıklayın:

http://www.semerkandpazarlama.com/index.php?do=catalog/product&pid=1098

Dertsiz Gömleği

Posted by: H. CLS on: Aralık 30, 2008

Adamın biri çok zenginmiş.Birgün gözleri rahatsızlanmış ve görmez olmuş.Başlamış çare aramaya.Kime gittiyse çare bulamamış.Gel zaman git zaman birisi demiş ki senin çaren var.Fakat dertsiz birisini bulup gömleğini gözlerine sürersen gözlerin açılır demiş.Adam dertsiz birini bulmak için yollara düşmüş.Şu beldede var demişler ve tarif edilen kişiyi bulmuş.Sormuş:

Arkadaş senin derdin varmı?

Adam başlamış anlatmaya….

Arkadaş senin derdin benimkinden daha çok demiş

Demişler falan beldede var.Gitmiş yine tarif edilen yeri bulmuş

Arkadaş senin derdin varmı? dinlemiş adamı….

Oooo arkadaş senin derdin benimkinden daha fazla demiş.

Yıllar sonra demişlerki,filan dağda bir çoban var hiç derdi yok.Elinde baston düşmüş yollara,patika yollardan düşe kalka çobanın yanına varmış.Selam faslından sonra demişki:

Arkadaş senin derdin varmı?

Çoban; arkadaş benim hiç derdim yok……

Adam sevinçten ne yapacağını şaşırmış.Elhamdülillah nihayet buldum demiş.

Arkadaş senin gömleğine gözümü sürersem gözlerim açılacak demiş

Çoban; arkadaş bende çok sevindim ama benim gömleğim yok demiş,,,,

Üç İhtiyar Misafir

Posted by: H. CLS on: Aralık 30, 2008

Bir kadın, kapıdan dışarı çıktığında, bembeyaz sakallı üç ihtiyarın kendi evinin
önünde oturduklarını görür. 
‘Ben sizi hiç tanımıyorum, der… Ama aç ve susuz olmalısınız… Lütfen içeriye gelin de sizlere bir şeyler ikram edeyim…’  
‘Evin erkeği içerde mi?’ Diye sorar adamlar.  
‘Hayır, der kadın. Şu an evin dışında.’  
‘O evde olmadığı sürece bizim bu eve girmemiz mümkün değil…’ diye cevap verirler.
 
Akşam olup kocası eve döndüğünde kadın olanları anlatır.’Peki, onlara söyleyebilir misin, der adam. Ben evdeyim artık, bu evegelebilirler…’ Kadın dışarı çıkıp bu kişileri içeri davet eder. 
Ama bu defa da; 
‘Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz’ der yaşlı adamlar..
 
Kadın öğrenmek ister; 
‘Niye giremezsiniz?..’ 
İhtiyarlardan biri açıklar:  
‘Onun adı ZENGİN, der bir arkadaşını göstererek. Diğeri BAŞARI… Ben ise SEVGİ…’
Sonra ekler; 
‘Şimdi içeri gir ve kocanla konuş. Hangimizi evinizde istersiniz?..’
 
Kadın içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyduklarıyla neşelenerek;  
‘Ne güzel, der. Madem öyle, Zengin’i içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun…’ 
Karısı itiraz eder;  
‘Canım, niçin Başarı’yı çağırmıyoruz?’ 
Bu sırada, evin diğer köşesinde bulunan gelinleri konuştuklarını duyar. Koşarak gelir ve kendi fikrini söyler;  
‘Sevgi’yi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!..’
‘Gelinimizin teklifini dikkate alalım, der adam karısına… ‘Dışarı çık ve bizim misafirimiz olması için Sevgi’yi davet et.’
  
Kadın dışarı çıkar ve yaşlı adamlara sorar; 
‘Hanginiz Sevgi idi?Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol…’ 
Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar. Fakat diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler… 
Kadın şaşırmış bir halde Zengin ve Başarı’ya sorar;  
‘Ben sadece Sevgi’yi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?’  
Zengin ve Başarı bir ağızdan cevap verirler:  
‘Eğer Zengin’i ya da Başarı’yı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı.Ama sen Sevgi’yi davet ettin…O nereye giderse biz de ardından oraya gideriz.Çünkü nerede Sevgi varsa, orda Başarı ve Zenginlik de vardır!.

Üç Yolcunun Duası

Posted by: H. CLS on: Aralık 22, 2008

Hz. Peygamber (sav) anlatmıştı;

 

Bizden önce yaşayanlardan üç kişi yola çıktılar. Akşam olunca, geceleme ihtiyacı onları bir mağaraya sığındırdı ve içine girdiler. Ancak, dağdan kayan büyülçe bir kaya yuvarlanıp mağaranın ağzını üzerlerine kapadı. Aralarında;

“Bizi bu kayadan salih amellerimizi şefaatçi kılarak Allah’a yaptığımız dualar kurtarabilir” dediler. Bunun üzerine içlerinden biri anlatmaya başladı;

“Benim annem babam çok yaşlıydı. Onları çok kollar, akşam olunca onlardan önce ne ailemden, ne de hayvanlarımdan hiçbirine yedirip içirmezdim.” dedi. “Bir gün ağaç arama işi beni uzaklara attı. Eve döndüğümde ikisi de uyumuştu. Onlar için sütlerini sağdım. Hala uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlarıma yiyecek vermeyi uygun bulmadım, onları uyandırmaya da kıyamadım. Geciktiğim için çocuklar ayaklarımın arasında kıvranıyorlardı. Ben ise süt kapları elimde, onların uyanmasını bekliyordum. Derken şafak söktü.”

Adam bu olayı anlattıktan sonra, dua için ellerini göğe kaldırdı ve;

“Ey Allah’ım! Bunu senin rızan için yaptığımı biliyorsan, yolumuzu kapayan şu taştan bizi kurtar!” dedi. Bu duanın akabinde taş bir miktar açıldı. Ama bu, dışarı çıkmalarını mümkün kılacak bir açıklık değildi. Bunun üzerine ikinci adam söz başladı;

“Ey Allah’ım!” dedi.”Benim bir amca kızım vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan kam almak istedim. Ama o bana yüz vermedi. Fakat gün geldi kıtlığa uğradı, yardım için bana başvurmak zorunda kaldı. Ona kendisini bana teslim etmesi karşılığında yüzyirmi dinar verdim. Mecburen kabul etti.Ancak, arzuma nail olacağım sırada;

‘Allah’ın mührünü gayrimeşru surette bozman sana haramdır.’ dedi. Bunu üzerine ben de ona temasta bulunmaktan sakındım ve insanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde onu bıraktım. Verdiğim altınları da geri istemedim.”

Adam bunu anlattıktan sonra, Allah’a dua için ellerini açtı ve;

“Ey Allah’ım!” dedi. “Eğer bunları senin rızan için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar!” Bu dua üzerine kaya yerinden biraz daha kımıldadı. Ama onların çıkabileceği kadar açılmadı. Çaresiz, mağarada bekleşmeye devam ettiler. Bu esnada, son bir ümit, üçüncü şahıs başından geçen bir olayı anlatmaya başlamış bulunuyordu;

“Ey Allah’ım! Ben işçiler çalıştırıyordum. Ücretlerini de derhal veriyordum. Ancak bir tanesi, bir farak pirinçten ibaret olan ücretini almadan gitti. Ben de onun parasını onun adına işletip kar ettirdim. Öyle ki çok malı oldu. Derken uzun seneler sonra bu işçim çıkageldi ve;

‘Ey Abdullah!’ dedi.’Bana olan borcunu öde.’

Ben de;

‘Bütün şu gördüğün sığır, davar, deve ve köleler senindir. Git, bunları al götür!’ dedim.

Adam;

‘Ey Abdullah!Benimle alay etme!’ dedi.

Ben tekrar;

‘Kesinlikle alay etmiyorum. Git, hepsini al götür!’ dedim. Adam hepsini alıp götürdü.

“Ey Allah’ım! Eğer bunu senin rızan için yaptıysam, bize şu halden bir kurtuluş nasip et!”

Adamın bu duasının hemen akabinde kaya tamamen açıldı.Çıkıp yollarına devam ettiler.